İslam”

İslam

İslam [İsla:m] İs. (Ar. İskint; esenlik, kurtuluş anl. selamet). 1. VII. yy'da Hz. Muhammed tarafından kurulan ve tektanrıcı büyük dinlerin sonuncusu olan din. İslamiyet, İslamlık, Müslümanlık. Bkz. anskl. 2. Bu dinden olan kişi; Müslüman. İslam almak. 3. taml. ol. İslama ilişkin, İslama aİt şeyleri belirtir. İslam felsefesi. İslam sanatı. 4. İSL. HUK. İslam hukuku: fıkıh'ın eşanlamlısı. 5. TAS. İslam gizemciliği: tasavvufun eşanlamlısı. Ga İslam âlemi: İslam dinini kabul eden ülkelerin bütünü. / İslama gelmek (girmek): İslam dinini kabul etmek, İslam dinine gİrmek. İslamın kökeninde Hz. Muhammed'İn Cebraİl aracılığıyla Allah'tan aldığı vahiyler yatar. BirBirini İzleyen bu parçalar, Müslümanlar İçin Allah kelamı olan Kuran': oluşturur. Hz. Muhammed Allah buyruğuna uyarak bu vahiyleri o dönemde putlara tapınılan ve çoktannlı dinlerin merkezİ olan Mekke'de açıkladı. Mekkelileri Allah'ın Birliğİne ve kendisinin de elçisi olduğuna İnanmaya çağırdı. Bu çağrı sonucunda, daha önce kendisine İnanan dört kişiye (eşi Hatice, azadi kölesi Zeyd bİn Haris, amcaoğlu Ali ve yakın arkadaşı Ebubekir) altı kişi daha katıldı. Ardından yavaş yavaş İslama İnananlar artmaya başladı ama putperest Mekkelilerin düşmanlığı ve İnananlara yaptıkları zulüm Hz. Muhammed'İ yoldaşlarıyla Birlikte Medine'ye göç etmeye zorladı (622). 1licret olarak adlandırılan bu olay hicri takvimin başlangıcı sayılır. Hz. Muhammed Medine'de İslam dininin gereklerine ve İdeallerine uygun Bir müminler cemaati oluşturmaya karar verdi; yaklaşık on yıl boyunca, dini buyruklardan özellikle de adalet ve dayanışmayı dile getiren buyruklardan yola çıkarak ama hep «Allah adına» İnsan İlişkilerini sağlamlaştırdı ve bugüne kadarki bütün Müslüman cemaatlere örnek olacak şekilde şehri örgütledi. Hz. Muhammed öldüğünde (632) Müslüman devletin sınırları Arabİstan'ın büyük Bir bölümünü kapsamaktaydı ve kuzeye dogru genişlemeye başlamıştı. Hz. Muhammed, kendinden sonraki bütün zamanlar ve toplumlar İçin görevlendirilmiştir; bu sebeple de son peygamberdir (hatentül etıbİya). dini öğreti olarak İslamın İnanç İlkeleri «kelimeİ tevhit» olarak adlandırılan İki cümlede özetlenebİlir. Allah'tan başka tann yoktur (La İlahe İllallah) ve Muhammed Allah'ın elçisidir (MuhammedürResulullah). İcmali (özet) İman olarak adlandınlan bu İki cümlenin doğruluğunu onaylayan kişi, Hz. Muhammed'İn bİldirdiğİ her şeyİn doğruluğunu da onaylamış olduğu İçin Müslüman sayılır. Tafsili (ayrıntılı) İman, Hz. Muhammed'İn vahiy ve Allah bİlgİsi yoluyla bİldirdiğİ gerçeklerin her Birine bİlinçle İnanmayı gerektirir. Her Müslüman İçin vacİp sayılan altı İman koşulu belirlenmiştir. İslam amentüsünü oluşturan bu koşullardan beşi Kuran'ın, müminlerin «Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kutsal kitaplara, peygamberlere İnandığını» bİldiren ayetine dayanır. İyiliğin ve ketuıugun lah'ın dilemesiyle olduğuna (kadere) İman İse hadislerden kaynaklarur ve İmanın altıncı koşulu sayılır. Allah'ın Birliğİ İnancı (tevhit), onun özünde (zat), nitelik (sıfat) ve eylemlerinde Bir olduğunun onaylanmasını dile getirir. Kuran'a göre Allah'ın zorunlu nitelikleri şunlardır: O özü gereğİ vardır (vücut), varlığının başlangıcı yoktur (kalem), varlığının sonu yoktur (beka), Birdir (vandaniyet), yaratılmış şeylerin hiçBirine benzemez (muhalefetün varlığı kendinden başka Bir sebebe bağlı değİldir (ktyam bİnefsihi), diridir (hayat), her şeyİ bİlir (İlim), İrade sahibİdir, her şeye gücü yeter (kudret), harf ve sese gerek olmaksızın konuşur (kelam), İşitir (senü), görür (basar) ve yaraucıdır (tekvin). Aynca Allah'ın çeşidi niteliklerini ve eylemlerini belirten 99 adı esmaİ hüsna olarak arulır. Bunların en başında yer alan «Allah», Tann'nın özel adı olarak öbür bütün adları İçerir. İslamda melek kavramı elçilik, habercİlik, görev ustlenme ve güç gİbİ anlamları kapsar. Kuran, meleklere tapınılmasına karşı çıkarak onların Allah'a boyun eğen, O'nun buyruklarını yerine getiren kullar olduklarını vurgular. Kuran, Allah'a İmandan sonra en çok ahiret İnancını vurgular; çoğu zaman bütün İnanç İlkelerini bu İkisiyle özetler. Kuran'a göre İnsan hayatı ölümle sona ermez; tersine ölümle daha yüksek Bir İkincİ dünyanın kapılan açılır. İnsanın, ahiret olarak adlandırılan İkincİ dünyadaki hayatını ve durumunu bu dünyadaki davranışları belirleyecektir. Bu dünyadaki davranışlarının İkincİ dünyadaki ödülü sonsuz nimetlerle dolu olan cennet, cezası İse cehennemdir. İslamın mümini tanımlayan İnanç İlkelerinin yanı sıra her mümin İçin uyulması zorunlu İbadet kuralları İslamın şartları veya temelleri (erkan) adı altında beşe aynlır: 1. kelimeİ şahadet getirmek; 2. namaz kılmak (günde en az beş kez); 3. oruç tutmak (Allah'ın nimetlerinin önemini anlama bİlincİ verir); 4. hacca gİtmek (ekonomik ve sağlık koşullan elverişli her Müslüman hayatında en az Bir kere İslamın kutsal yerlerini zİyaret etmelidir); 5. zekat vermek. Bu koşulları yerine getirmese de bunların Allah buyruğu olduğuna İnanan kişi Müslüman sayılır. Bu farz İbadetlerin yani sıra Bir de vacİp olan kurban İbadeti vardır. İslamda domuz eti yemek ve İçki İçMek veya faİzle borç vermek ve kumar oynamak yasaktır: ayrıca bunlara benzer Birçok başka kural daha vardır. Bütün bu kurallar ve görevler, Müslümanlann bütün Bireysel ve toplu hayatını yöneten geleneksel Bir yasa olan şenan oluşturur. Hz. Muhammed'İn kuzeni ve damadı Ali'nin halifeliğİnin sona ermesinden sonra İslam İki ana mezhebe ayrılmışur: dünya Müslüman cemaatinin yüzde 88 90'ını oluşturan Sünniler (peygamberin «söz, davranış, uygulama ve onayları» anlamına gelen sünneeten) ve siİler (Ali'nin «yandaşlan» anlamına gelen şia'dan). Fıkıh alanında BirBirine oldukça yakın görüşler savunan şiilik İle Sünnilik arasındaki temel aynm siyasi tutumlarına dayanır. Hz. Muhammed'İn ölümünden sonra ortaya çıkan halifelik (imamet) sorununun çözümünde Müslümanların seçimini temel alan çoğunluk ehli sünnet adını alırken, halifeligin Hz. Muhammed tarafından damadı Hz. Ali'ye bırakıldığını öne sürerek, seçim yerine atama ilkesini savunanlar Şilligin temelini oluşturmuştur. Şin* göre halifenin görevi yalnızca toplumu yönetmek, önderlik etmek değil, aynı zamanda peygamberin batınl (içrek) bilgisini sürdürmek ve vahyi yorumlamaktır. Iki kanat arasındaki ayrılık giderek kelam alanında da derinleşmiştir. Sünnller arasında gelişen fikıh mezheplerinden günümüzde de varlığını koruyan başlıcaları şunlardır:
  • Ebu Hanife'nin (696767) kurduğu Hanefilik,
  • Malik bin Enes'in (öl. 795) kurduğu Malikilik
  • Muhammed bin Idris eşŞafirnin (767 820) kurduğu Şafillik
  • ve Ahmed bin Hanbel'in (780855) kurduğu Hanbelilik.
Şiîliğin kollarından Zeydiye ve Imamiye ile Hariciligin Ibacriye kolu genellikle fırka adıyla anılmakla birlikte, kendilerine özgü birer fıkıh sistemini içermeleri bakımından fıkıh rnezhepleri arasında sayılabilir.

Haricilik, Ali'nin halifeligi döneminde, Ali ile Muaviye arasındaki Sıffin Savaşı (657) sırasında hakem kararına başvurulmasını (Hakem Olayı) küfür sayanlann oluşturdugu bir Islam mezhebidir; başlıca özelliği Kuran'ın harfiyen yorumlanmasıdır, aynca Hariciler halifeliğin seçimlik bir makam oldugunu, soydan geçme olamayacağını ve halifenin belirlenmesinde hiçbir kökenin dikkate alınamayacağını iddia ederler. Hicret'ten sonraki ilk yüzyıllarda ortaya çıkan iki ilahiyat akımı, yandaşları sık sık "İslam rasyonalistleri" olarak anılan mutezile ile Allah 'ın sırrına ulaşılamayacağında ısrar eden ve modern çağa kadar Sünni ilahiyata egemen olan Eşarilik'tir. Çağlar içinde birçok reformcu hareket ortaya çıkmıştır; bunların en önemlileri XVIII. yy'da gelişen ve katı kuralları olan bir din biçimini uygulamaya soktuğu Suudi Arabistan'da ağırlığını koruyan Vehhabilik'tir.

İslam Hakkında Yorumlar