Büyük Alimler”

Büyük Alimler

Büyük Alimler

Kuran ahlakının tüm dünyaya hakim olması, Kuran-ı Kerim'de haber verilen, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadis-i şeriflerinde bildirdiği, İslam alimlerinin de eserlerinde yer verdiği büyük bir müjdedir. Peygamberimiz (sav), Allah'ın Hz. Mehdi'yi vesile kılarak İslam ahlakını tüm dünyaya hakim edeceğini bildirmiştir. Hz. Mehdi'nin Allah'ın izniyle ahir zamanda ortaya çıkacağı ve İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılacağı Peygamber Efendimiz (sav')'in bir hadis-i şerifinde şöyle haber verilmiştir:
Kıyametin kopması için sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa, Allah benim Ehl-i Beytimden (soyumdan) bir zatı gönderecek, yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o yeryüzünü adaletle dolduracaktır (Sünen-i Ebu Davud, 5/92).
Hadislerde ve İslam alimlerinin yorumlarında bildirildiğine göre, İslam ahlakının hakimiyetinin en önemli aşamalarından biri İttihad-ı İslam'ın yani İslam dünyasının birliğinin sağlanmasıdır. Hadislerde haber verildiği üzere Hz. Mehdi'nin zuhuruyla birlikte İslam dünyasındaki dağınıklık son bulacak ve Hz. Mehdi'nin önderliğinde Müslümanlar Kuran ahlakında ittifak edeceklerdir.
Ahir zaman ve Kuran ahlakının dünya hakimiyeti konularına kitaplarında yer veren Bediüzzaman Said Nursi de, İslam Birliği konusu üzerinde önemle durmuştur. Bediüzzaman, Hz. Mehdi'nin İslam Birliği'nin kurulmasına vesile olacağını ifade etmiş, İslam Birliği'nin oluşturulmasını ve İslam ahlakının dünyaya hakim olmasını İslam dünyasının büyük bir bayramı olarak nitelemiştir. Bediüzzaman Said Nursi'nin konuyla ilgili bazı sözleri şöyledir: Bu zamanın en büyük farz vazifesi ittihad-ı islam'dır (İslam Birliği'dir) (Hutbe-i Şamiye, s. 90) .
... İnşaAllah, alem-i İslamın (İslam aleminin) da büyük bir bayramına yetişirsiniz. Cemahir-i müttefika-i islamiyenin (İslam cumhuriyetlerinin birleşmesinin) kudsi kanun-u esasiyelerinin (kutsal kanunlarının) menbaı (kaynağı) olan Kur'an-ı Hakim, istikbale tam hakim olup beşeriyete (insanlığa) tam bir bayramı getireceğine çok emareler (işaretler) var (Emirdağ Lahikas?-ll, s. 76) .
Görüldüğü gibi Bediüzzaman, İslam Birliği'nin sağlanmasını mutlaka yerine getirilmesi gereken önemli bir görev olarak bildirmiştir. Bediüzzaman'ın da ifade ettiği gibi, İslam Birliği'nin gerçekleşeceğine ve Kuran ahlakının yeryüzüne hakim olacağına dair pek çok alamet ve işaret bulunmaktadır. Bu alametler hadis-i şeriflerde detaylı olarak bildirilmiştir. Tüm bu alametlerin tecelli ettiği ve İslam ahlakının dünyaya hakim olmasına vesile olacak mübarek kişi ise, Hz. Mehdi'dir.
Hz. Mehdi'nin Reddedilemeyen Alameti Hz. Mehdi'nin yerine getireceği görevler, bu kutlu zatın en önemli alametleridir. Mübarek Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde bildirdiği gibi, İslam'ın yeryüzüne hakim olmasına vesile olması ise Hz. Mehdi'nin reddedilmesi mümkün olmayan özelliğidir.
Bediüzzaman da eserlerinde, Hz. Mehdi'nin mübarek şahsını belirleyecek nitelikleri detaylı olarak açıklamıştır. Bediüzzaman Said Nursi, Hz. Mehdi'nin görevlerinin neler olacağını anlatırken, İslam Birliği'nin sağlanmasını Hz. Mehdi'nin üç büyük görevinden biri olarak belirtir. Bediüzzaman Said Nursi, Hz. Mehdi'nin bu büyük görevini bir sözünde şöyle açıklamaktadır:
O zatın üçüncü vazifesi, Hilafet-i İslamiye'yi ittihad-ı islam'a (İslam Birliği'ne) bina ederek, isevi ruhanileriyle ittifak edip din-i islam'a hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakarlarla tatbik edilebilir (uygulanabilir). Birinci vazife, o iki vazifeden üç-dört derece daha ziyade kıymetdardır, fakat o ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şa'şaalı bir tarzda olduğundan umumun ve avamın nazarında daha ehemmiyetli görünüyorlar (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 9) .
Bediüzzaman'ın belirttiği gibi Hz. Mehdi, önce İslam Birliği'ni tesis edecektir. Sonra, İslam Birliği'nin kuvvet ve desteğini alarak Kuran ahlakını ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetini tüm dünyaya hakim kılacaktır. Bu kutlu görevini yerine getirirken -Allah'ın izniyle- büyük bir güç, kuvvet ve iktidara da sahip olacaktır. Bediüzzaman Said Nursi bir başka sözünde de, bu gerçeği şöyle ifade etmektedir:
büyük mehdi'nin çok vazifeleri var ve siyaset aleminde, diyanet aleminde, saltanat aleminde, mücadele aleminde çok dairelerde icraatları olduğu gibi...
Görüldüğü gibi Bediüzzaman Said Nursi Hz. Mehdi'nin siyaset, saltanat ve diyanet gibi çok büyük alanlarda görev yapacağını söylemektedir. Hadislerde bulunan bilgilere ve Bediüzzaman'ın açıklamalarına göre Hz. Mehdi, bu büyük alanlarda görev yapacak, İslam Birliği'ni kuracak, materyalizm ve ateizmi fikren yenilgiye uğratacak, manevi değerleri güçlendirecek ve İslam ahlakının tüm dünyaya hakim olmasına vesile olacak mübarek bir şahıstır. Hz. Mehdi'nin asıl alameti, Bediüzzaman'ın da ifade ettiği gibi, İslam Birliği'ni sağlaması ve Kuran ahlakını dünyaya hakim kılmasıdır. Bunun dışındaki diğer alametleri söylemenin, bunların üzerinde durmanın ve yalnızca bunları aramanın bir manası yoktur. Diğer alametler ancak bu büyük alamet gerçekleştiği takdirde anlam kazanır.
Biraz önce de belirttiğimiz gibi İslam ahlakının hakimiyeti Hz. Mehdi'nin reddedilmesi mümkün olmayan alametidir. Bu reddedilmesi mümkün olmayan alamet gerçekleşmediği müddetçe, Mehdilik makamından ya da Mehdilik görevinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi de mümkün değildir. Hz. Mehdi'nin mübarek şahsı Allah'ın izniyle zuhur ettiği zaman, hadislerde de belirtildiği gibi, Mehdiliğini iddia etmeyecek ya da bunun propagandasını yapmayacaktır. Hz. Mehdi'nin büyük icraatleri, bu kutlu şahsın ortaya çıktığının en büyük ispatı ve delili olacaktır. Bir hadis-i şerifte, Hz. Mehdi'nin "kendisi istemediği halde, kendisine biat edileceği" bildirilmektedir: Hz. Mehdi istemediği halde ona biat edeceklerdir. Daha sonra Hz. Mehdi, onlara iki rekat namaz kıldıracak ve Makam'ın yanında minbere çıkacaktır ( El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 34, 50, 44) .
Hadis-i şerifte Hz. Mehdi'ye kendisi istemediği halde biat edileceğinin bildirilmesi, kendisinin hiçbir zaman Mehdilik iddiasında bulunmayacağının işaretidir. Hz. Mehdi'de tecelli eden açık alametler ve kendisinin büyük icraatleri onun beklenen mübarek şahıs olduğunu gösterecektir. Kendisi herhangi bir telkin ya da iddiada bulunmayacaktır.
Hadislerde ve İslam alimlerinin eserlerinde bulunan bilgilerin yanı sıra, Kuran-ı Kerim'in birçok ayetinde de Kuran ahlakının yeryüzüne hakim olacağına dair işari manalar bulunmaktadır.
İslam Ahlakının Yeryüzüne Hakim Olacağı Kuran'da Bildirilmiştir
Kuran; hükmü kıyamete kadar geçerli olan, müminlerin hayatının tüm alanlarını kapsayan, Rabbimiz'in her hükmünün eksiksiz yer aldığı mübarek bir kitaptır. Kuran'ın en büyük mucizelerinden biri, ilk vahyin inmesinden bu yana, her asırda yaşayan tüm Müslümanların onda kendi çağlarına bakan işaretler bulmalarıdır. Hadislerde belirtildiğine göre İslam ahlakının dünyaya hakim olması, Peygamberimiz (sav)'in vefatından sonra kıyamete kadar gerçekleşecek olan alametlerin en önemlilerindendir. Kuran'ın Nur Suresi'nin 55. ayetinde de İslam ahlakının yeryüzüne hakim olacağı haber verilmektedir:
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vaad etmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.
Ayette bildirildiği gibi, İslam ahlakının hakim olması Rabbimiz'in hükmüdür ve samimi ve şirk koşmadan iman eden kullarına bir vaadidir. Allah'ın izniyle bu hüküm, ahir zamanda Hz. Mehdi vesilesiyle gerçekleşecektir. Ayrıca Kuran'da peygamberler hakkında bilgi verilen pek çok kıssada da İslam ahlakının hakimiyetine ve bu kutlu olaya vesile olacak mübarek şahıs Hz. Mehdi'ye işaret eden ayetler bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz (sav)'in bu önemli konuya Kuran'da işaretler olduğunu bildiren çeşitli hadisleri de vardır. Bu hadislerden biri şu şekildedir:
Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir (Kıyamet Alametleri, s. 183; El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 32; Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 10) .
Görüldüğü gibi hadis-i şerifte, Kuran'da bildirilen Hz. Zülkarneyn ve Hz. Süleyman kıssalarının, Hz. Mehdi ve İslam ahlakının hakimiyeti konularıyla bağlantılı olarak düşünülmesi gerektiğine işaret edilmektedir.
Aşağıdaki hadislerde de, Kehf ve Talut kıssalarında Hz. Mehdi'ye ve ahir zamana bakan önemli işaretler olduğu bildirilmektedir:
Ashab-ı Kehf, Mehdi'nin yardımcıları olacaktır (Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il AhirZaman, s. 59) .
Mehdi'nin yardımcılarının sayısı Talud ile nehri geçenler kadardır (Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17) .
Peygamber Efendimiz (sav)'in, Hz. Mehdi ve yardımcılarıyla ilgili hadislerini çok çeşitli şekillerde anlatabileceği halde, özellikle Kuran kıssalarıyla bağlantı kurarak anlatması son derece önemlidir ve Kuran'da ahir zamana işaret eden birçok ayetin bulunduğunun kuvvetli delillerinden biridir. Hadislerde yer alan ve Kuran-ı Kerim'de işaret edilen bilgilere göre, Hz. Mehdi tıpkı Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn gibi büyük bir güç ve iktidar sahibi olacaktır. Aynı Hz. Zülkarneyn'in Yecüc ve Mecüc fitnesini sona erdirmesi gibi, insanlara büyük bela olan şiddet ve terörü sona erdirecektir. Hz. Süleyman'ın döneminde olduğu gibi, Hz. Mehdi döneminde de sanat ve estetiğe çok önem verilecek, yeryüzü en güzel şekilde imar edilecektir.

Büyük Alimler Hakkında Yorumlar