MALAZGİRT SAVAŞI ZAFERİ”

MALAZGİRT SAVAŞI ZAFERİ

Malazgirt, Günümüzde Muş ilinin bir ilçesidir.

Malazgirt Savaşının Nedenleri

Doğu sınırında ortaya çıkan ve giderek artan Türk-İslam tehlikesi Doğu Romayı telaşlandırmıştı. Zira Selçuklular seferlerinde istilaya girişmiyor, yerleşim yerlerini tahrip etmiyor, halka zulümde bulunmuyor, hedef olarak Doğu Roma askeri mevkilerini hedef alıyordu. Selçukluların bu politikası Doğu Roma bünyesinde bulunan ve Doğu Romalı olmayan toplumların üzerinde olumlu bir etki bırakıyordu. Buda Doğu Romalı idareciler için daha büyük bir tehlikeydi. Zira aidiyet hissi bulunmayan bu toplumların Selçuklu idaresini tercih etmeleri daha da tedirgin edici bir sorun olacaktı.

Malazgirt Savaşında Tarafların Askeri Güçleri

Doğu Roma Ordusu, paralı askerlerle birlikte 70.000 kişilik bir orduyla Malazgirt ovasının kuzeyinde konuşlanmıştı. Selçuklu ordusunun askeri gücü ise sadece 40.000 kişiden ibaretti. Zira Roma ordusu, bu sefere 3 yıl boyunca hazırlanmış, Selçuklular ise Mısır seferi için çıktıkları yoldan geri dönerek mevcut ordularıyla Malazgirte ulaşmıştı. Selçuklu Ordusunun gücü Roma ordusuyla kıyasla yarı yarıya durumdaydı ancak Doğu Roma ordusu içerisinde Müslümanlıkla tanışmamış Peçenek ve Uz Türkleri de bulunuyordu. Sultan Alparslan, casuslar göndererek aynı soydan olduğu bu Türk birliklerine haber ulaştırıp kendilerine katılmaları teklifini gönderdi. Roma ordusunun en vurucu güçleri bu unsurlardı. Zira Anadolu içlerinde bulunan Abaz, Slav, Gürcü, v.b. kavimler yoğun savaşlar içerisinde bulunmuyorlardı. Trakya bölgesinde yaşayan Peçenek ve Uz Türkleri ise hem Roma İmparatorluğu ordusu içerisinde sıkça görev yapmakta hem de Batı cephesinde kendi bağımsız hareket edebildikleri savaşlara katılmaktaydılar. Üstelik Roma Ordusunun en önemli savaş stratejisti Magistors Tarkhal?da bir Peçenek Türküydü. Alparslan?ın teklifini olumlu karşılayan Peçenek ve Uz birlikleri Roma ordusu içerisinde konuşlanmış ancak Selçuklular için mücadele etmeye karar vermişlerdi.

Roma ordusunun savaş düzeninde Romen Diyojen ordunun merkezinde, Anadolu ordu kumandanı Mikhail Attalicpiates sağda, Rumeli kumandanı Nikefor Bryennes solda, Andronikos Doucas?da geri cephedeydi. Bu taktik topyekün bir imha düzeniydi. Stratejileri de güçlü hücum ederek kesin sonuç almaktı. Sultan Alparslan?ın komutasında ise 40.000 kişilik Selçuklu ordusu Hilal şeklinde tertibat almıştı. Hafif süvari kıtaları kanatlarda, vurucu unsurlar ve merkez güçler orta geride bulunuyordu. Saldırı gerçekleştiği esnada merkez güçler yavaş yavaş geri çekilecek, at üstünde ok atan süvariler düşmanın yan ve geri hatlarına taarruz ederek Roma ordusunu yavaş yavaş zayıf düşürecekti. Bu taktikle düşman ordusu kendi karargahlarından uzaklaşacak, baskın kıtaları düşmanın en zayıf olduğu geri hattına saldırarak savaş düzenlerini bozacak ve geri çekilen birliklerin ileri atılmasıyla ?Turan Taktiği? olarak bilinen strateji kullanılarak düşmanı yok edecekti.

Bizans Kayseri Romanos 1070-1071 senesi kışında Müslümanları topraklarından sürmek, Kudüs ve diğer İslam beldelerini ele geçirmek üzere bir büyük ordu topladı. Rum, Frank, Rus, Peçenek, Gürcü ve diğer kavimlerden iki yüz bin kişilik bir ordu ile büyük bir debdebe içinde sefere çıktı. Ahlat civarındaki Malazgird'e kadar geldi. Bu haber Sultan Alparslan'a Azerbaycan'daki Hoy şehrinde iken ulaştı. Haleb muhasarasından henüz dönmüştü. Ordusunun uzakta, düşmanın ise yakın bir mevkide bulunduğundan dolayı asker toplayamadı. Ağırlıklarını ve haremini Nizâmülmülk ile beraber Hemedân'a gönderdikten sonra yanındaki on beş bin süvari ile süratle düşman üzerine yürüdü.

Rum ordusu kat kat fazla olduğundan sultan sulh teklif etti. Diyojen ise ?Sulh ancak Rey şehrinde olur? cevabını verdi.

Sultanın bu cevaptan müteessir olduğunu gören Hanefî âlimlerinden Ebû Nasr Muhammed el-Buhârî:

?Sen bir din için savaşıyorsun ki Allah onu diğer dinlere galip kılacağını vaad etmiştir. Umulur ki bu fetih sana nasîb olacaktır. Şimdi sen Cuma günü zeval vaktinden sonra hatiplerin minberde olduğu ve mücahitler için Allâh'a duâ ettikleri ve duâların kabul edildiği saatte düşmana hücum et? dedi. Cuma namazından sonra Sultan, askerine hitâben: ?İsteyen geri dönsün, burada ne emir veren, ne de yasaklayan bir hükümdar vardır, ben de sizin gibi bir neferim? dedi. Beyaz elbise giyip güzel kokular süründü ve: ?Ölürsem kefenim budur? dedi. Asker de hep onun gibi ölüm eri oldular.

Müslümanlar Rumların dağlara, sahralara sığmayan ordusuna yaklaştıklarında tekbir alıp kükremiş aslan gibi hücum ettiler. O sırada aralarına bir toz perdesi girdi, göz gözü görmez oldu. Rum ordusu bozuldu, Romanos esir düştü. Onu Alparslan'ın huzuruna götürdüler. Sultan Alparslan, ona ikram etti ve onunla bir buçuk milyon altın vermesi ve Rum beldelerindeki İslâm esirlerinin tamamını serbest bırakması şartıyla elli senelik bir anlaşma yaptı.

Malazgirt zaferi dolayısıyla şairler Sultan Alparslan'ı övdüler ve sık sık bu seferden bahsettiler. Hakîkaten bu İslâm'ın büyük zaferlerindendi. Zira ilk defa bir İslâm hükümdarı bir Rum Kayseri'ni esir etmiş, uzun müddet Müslümanlar bu taraftan emniyette kalmışlardı. (el-Kâmil fi?t-tarih)

Malazgirt Savaşının Sonuçları

Malazgirt Savaşından ağır bir yenilgiyle çıkan mağrur imparator, Sultan Alparslan?ın huzuruna geldiğinde utancından başını kaldıramıyordu. Alparslan, onun bu haline nezaketle karşılık verip oturttu ve teselli etti. Diyojen, savaş öncesi muazzam ordusuyla Türkleri yeneceğinden emin olduğunu, aksi bir ihtimali hiç düşünmediğini açıkça dile getirdi. Sultan Alparslan kendisine ?Eğer zafer sizin olsaydı bana ne yapardın?? sorusunu sordu. Diyojen, açık konuşamayıp öldürtürüm diyemeyip sadece ?Kamçılatırdım? cevabını verdi. Alparslan ?Benim size ne yapacağımı düşünüyorsunuz?? sorusuna ise bir ümitle ?Ya öldürtürsünüz, yahut İslam ülkelerinden birine esir gönderirsiniz. Mümkün görmüyorum ama beklide affedersiniz? şeklinde cevap verdi. Sultan Alparslan, yenilgiye uğramış bir imparatoru daha fazla aşağılamamak için kendisini Affetti ve ağır şartlarla bir antlaşma imzalattı.

Romen Diyojen affedilmişti ancak ülkesine döndüğünde Türklerden görmediği hakaretlere uğrayıp öldürüldü. Yerine geçen yeni Doğu Roma İmparatoru 7. Mihail Selçuklular ile yapılan anlaşmayı kabul etmese de ?Malazgirt Savaşı? Selçuklulara Anadolunun tapusunu vermişti. İlerleyen 20 yıl içerisinde hızla Anadolu içlerine göç hareketleri başlatılarak Türkleştirilen Anadolu, İç Asyadaki diğer Türk devletlerinin de göçleriyle bir Türk yurduna dönüştü.

MALAZGİRT SAVAŞI ZAFERİ Hakkında Yorumlar