El Emeği”

El Emeği

İsrâiloğulları Talut'un ölümünden sonra toplanıp Davut Aleyhisselâm'a biât ettiler. Yaşı daha otuz bile yokken onlara hükümdar oldu. Bir müddet sonra da Allah-u Teâlâ kendisini peygamberlikle vazifelendirdi. Böylece saltanatla nübüvveti şahsında birleştiren ilk peygamber oldu. Ayet-i kerime'de: "Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi, ona dilediğini öğretti." buyuruluyor. (Bakara: 251) Davut Aleyhisselâm kılık değiştirerek halk arasına karışır kendisi ve icraatlar, hakkında onların düşüncelerini öğrenmeye çalışırdı. Bir defasında insan suretine girmiş bir melek, Davut Aleyhisselâm'ın hem kendisi hem de ümmeti için hayırlı bir insan olduğunu, fakat kendisinin ve ev halkının geçimini Beytülmal'den karşıladığını söyleyince, Davut Aleyhisselâm Allah-u Teâlâ'dan geçimini temin edecek bir kazanç yolu ihsan etmesini niyaz etti. Bunun üzerine zırh yapma sanatı öğretildi. Zirh yapıp giyen ilk kişi oldu. Hükümdar olmasına rağmen, fakir gibi yaşamış ve Allah-u Teâlâ'nın hudutları içinde kalarak ömrünü sürdürmüştür. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hadis-i şeriflerinde buyururlar ki: "Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir yemek asla yememiştir. Allah'ın peygamberi Davut Aleyhisselâm da kendi eliyle kazandığını yerdi." (Buhâri Tecrid-i sarih: 967)

El Emeği Hakkında Yorumlar